Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Selefiyye, inanç konularında ayet ve hadislerin metnine bağlı kalan, müteşabih ayetleri tevil etmeden kabul eden ilk dönem İslam alimlerinin itikadi yaklaşımıdır.
Mürciye, büyük günah işleyen kimsenin durumunu Allah'a erteleyen, imanı amelden ayrı tutarak günahın imana zarar vermeyeceğini savunan itikadi mezheptir.
İmam Malik tarafından kurulan Maliki mezhebi, dini hükümlerin çıkarılmasında Kur'an ve Sünnet'in yanı sıra Medine halkının uygulamasını temel delil kabul eder.
İmam Cafer-i Sadık'ın içtihatlarına dayanan Caferilik, fıkhi konularda Ehl-i Beyt imamlarının söz ve uygulamalarını temel alan fıkıh ekolüdür.
Abdülkadir Geylani'nin görüşleri etrafında şekillenen Kadirilik, İslam dünyasında kurumsallaşarak ortaya çıkan ilk tasavvufi tarikat kabul edilir.
Bahaeddin Nakşibend tarafından kurulan Nakşibendilik, sesli zikir yerine kalpten yapılan gizli zikri esas alan tasavvufi bir ekoldür.
Tasavvuf düşüncesinde seyr-i sülük, kişinin nefis terbiyesi ve ahlak güzelleştirmesi yoluyla Allah'a yakınlaşması amacıyla çıktığı manevi yolculuğu ifade eder.
Ebu Hanife'nin içtihatlarına dayanan Hanefilik, dini meselelerin çözümünde aklı, kıyası ve istihsanı etkin bir şekilde kullanan re'y ekolünün öncüsüdür.
Cebriyye, insanın hiçbir irade ve seçme hürriyetine sahip olmadığını, tüm fiillerin doğrudan Allah tarafından zorunlu olarak yaptırıldığını savunan itikadi mezheptir.
Tasavvuf tarihinin ilk aşaması olan zühd dönemi, Peygamberimiz ve sahabenin sade yaşam tarzını örnek alarak dünya nimetlerine mesafeli durmayı esas alan süreçtir.
Ahmet Yesevi tarafından kurulan Yesevilik, Türkler arasında İslam dininin ve tasavvuf kültürünün yayılmasında öncü olan ilk Türk tasavvuf ekolüdür. Ahmet Yesevi düşüncelerini Divan-ı Hikmet adlı eserinde Türkçe olarak dile getirmiştir.
Bektaşilik düşüncesinde insan-ı kâmil olma yolunda ilerlemek için şeriat, tarikat, marifet ve hakikatten oluşan dört kapı ile bunlara bağlı kırk makam ilkesi esas alınır. Bu anlayışın temel kılavuzu Hacı Bektaş Veli tarafından yazılan Makâlat adlı eserdir.
Haricilik, Sıffin Savaşı sonrasındaki Hakem Olayı ile ortaya çıkan ve İslam tarihinde siyasi sebeplerle ana bünyeden ayrılan ilk fırkadır. Dini hükümlerde katı biçimde şekilci davranarak kendi görüşlerini benimsemeyenleri tekfir etmişlerdir.
İmam Maturidi tarafından kurulan Maturidiyye, dinin anlaşılmasında akıl ile nakil arasında denge kuran ve Ebu Hanife'nin inançla ilgili görüşlerini sistemleştiren Ehl-i Sünnet ekolüdür. Türk dünyasında en yaygın benimsenen itikadi mezheptir.
Ebü'l-Hasan el-Eş'ari tarafından kurulan Eş'ariyye, inanç esaslarının savunulmasında akla yer vermekle birlikte nassın yani ayet ve hadislerin bağlayıcılığını merkeze alan Ehl-i Sünnet mezhebidir. İyi ve kötünün akılla değil ancak vahiyle bilinebileceğini savunurlar.
Mu'tezile, dinin esaslarını açıklamada aklı ön plana çıkaran itikadi mezheptir. Tevhit, adalet, vaat ve vaid, el-menzile beyne'l-menzileteyn ile emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i an'il-münker olmak üzere beş temel ilkeye dayanır.
Şia mezhebi, Hazreti Muhammed'den sonra Hazreti Ali'nin ve onun soyundan gelenlerin ümmetin meşru lideri yani imamı olduğuna inanan dini ve siyasi oluşumdur. Şiilikte imamet inancı temel inanç esaslarından biri kabul edilir.
Mevlevilik, Mevlana Celaleddin Rumi'nin düşünceleri etrafında oğlu Sultan Veled tarafından sistemleştirilen, ilahi aşk ve insan sevgisini temel alan tasavvufi yorumdur. Mevlevilikte ney eşliğinde yapılan sema ayini, insanın Allah'a yönelişini ve vuslatı simgeler.
Ahi Evran tarafından Anadolu'da kurulup geliştirilen Ahilik, tasavvuf ilkeleri ile esnaf teşkilatlanmasını birleştiren sosyal ve ekonomik bir yapıdır. Ahilikte mesleki eğitimin yanı sıra dürüstlük, cömertlik ve güzel ahlak temel şarttır.
Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından ortaya koyulan Ekberilik ekolünün temelini vahdet-i vücut anlayışı oluşturur. Bu anlayışa göre mutlak varlık sadece Allah'tır ve evrendeki bütün varlıklar O'nun tecellisinden ibarettir.
İmam Şafii tarafından kurulan Şafii mezhebi, dini hükümler çıkarılırken Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas delillerini sistemli bir hiyerarşiyle uygular. → İmam Şafii, fıkıh usulü ilminin ilk temel eseri sayılan Er-Risale kitabının yazarıdır.
Ahmed b. Hanbel'in içtihatlarına dayanan Hanbeli mezhebi, dini hükümlerde ayet ve hadislerin zahirine sıkı sıkıya bağlı kalıp kıyası en son çare olarak değerlendirir. → Hadise dayalı fıkıh anlayışını temsil eden temel ameli mezheplerdendir.
İtikadi bir mezhep olan Kaderiyye, insanın kendi fiillerinin yaratıcısı olduğunu savunarak ilahi kaderi tamamen reddeder. → İnsana mutlak özgürlük tanıması yönüyle Cebriyye mezhebinin tam zıddı bir tutum sergiler.
Şia ekolünün bir kolu olan İsmailiyye, Kur'an-ı Kerim ayetlerinin görünen anlamlarının dışında gizli ve derin manaları olduğunu savunur. → Bu gizli anlam vurgusu sebebiyle Bâtıniyye olarak da adlandırılır.
Alevilik-Bektaşilik kültüründe toplu ibadetlerde, yemeklerde ve dualarda okunan ritmik ve ahenkli duaya gülbank adı verilir. → Gülbanklar genellikle Hak-Muhammed-Ali dualarıyla başlar veya biter.
Tasavvuf tarihinin üçüncü aşaması olan Tarikatlar Dönemi, tasavvuf düşüncesinin belirli kurallar, tekkeler ve silsileler çerçevesinde kurumsallaştığı dönemdir. → On ikinci yüzyıldan itibaren başlar ve tasavvufun kitlelere yayılmasını sağlar.
Mevlevilik düşüncesinde Mevlana Celaleddin Rumi'nin vefat ettiği gece, Allah'a kavuşma anı kabul edildiği için düğün gecesi anlamına gelen Şeb-i Arus olarak anılır.
Alevilik-Bektaşilikte cem ibadetinin başlayabilmesi için ceme katılan tüm canların birbiriyle helalleşip rızalık vermesi zorunludur. → Üzerinde kul hakkı bulunan veya toplumla küs olan kimseler rızalık almadan ceme katılamaz.