Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
1621 yılında Lehistan üzerine düzenlenen Hotin Seferi sırasında Yeniçerilerin disiplinsizliği görülmüş ve II. Osman tarafından Yeniçeri Ocağı ilk kez kaldırılmak istenmiştir. → II. Osman bu fikri nedeniyle ıslahat karşıtları tarafından öldürülen ilk Osmanlı padişahıdır.
1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Baltık Denizi'nden gelen Rus donanması 1770 yılında Çeşme Limanı'nda konuşlanan Osmanlı donanmasını yakmıştır. → Çeşme Baskını İnebahtı Felaketi'nden sonra Osmanlı donanmasının uğradığı ikinci büyük yıkımdır.
1612 yılında Safeviler ile imzalanan Nasuh Paşa Antlaşması ile Osmanlı Devleti Ferhat Paşa Antlaşması ile kazandığı toprakları geri vermiştir. → Osmanlı Devleti bu antlaşma ile doğuda ilk kez toprak kaybetmiştir.
1681 yılında Rusya ile imzalanan Bahçesaray Antlaşması Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ilk resmi antlaşmadır. → Bu antlaşma tarihi kaynaklarda Çehrin Antlaşması olarak da bilinir.
1664 yılında Avusturya ile imzalanan Vasvar Antlaşması ile Uyvar ve Neograd kaleleri Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. → Vasvar Antlaşması Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında toprak kazandığı ve savaş tazminatı aldığı son antlaşmadır.
Venedik yönetimindeki Girit adası yirmi dört yıl süren kuşatma sonrasında 1669 yılında Fazıl Ahmet Paşa tarafından fethedilmiştir. → Bu durum Osmanlı donanmasının eski gücünü kaybettiğini ve kuşatma tekniklerinin yetersiz kaldığını göstermektedir.
1700 yılında Rusya ile imzalanan İstanbul Antlaşması ile Azak Kalesi Rusya'ya verilmiş ve Rusya İstanbul'da elçi bulundurma hakkı kazanmıştır. → Rusya bu antlaşma sayesinde Karadeniz'e inme fırsatı elde etmiştir.
Osmanlı Devleti denizcilik teknolojisindeki gelişmelere uyum sağlamak amacıyla 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kürekli kadırgaların yerine yelkenli kalyon kullanımına geçmiştir. → Kalyonlara geçiş denizlerdeki savunma gücünü artırmıştır.
17. ve 18. yüzyılda silah gücü yerine diplomasinin öne çıkmasıyla dış ilişkilerden sorumlu Reisülküttablık makamı önem kazanmıştır. → Bu makam zamanla Nişancıdan ayrılarak müstakil dışişleri bakanlığı yapısına dönüşmüştür.
Osmanlı Devleti'nin 1596 yılında Avusturya'ya karşı kazandığı Haçova Meydan Savaşı, devletin Batı'da kazandığı son büyük meydan savaşıdır. → Sınavlarda Haçova Meydan Savaşı ordunun başında sefere çıkan III. Mehmed dönemi gelişmesi olarak sorulmaktadır.
1601 yılındaki Kanije Savunması sırasında Tiryaki Hasan Paşa, sayıca katbekat üstün olan Avusturya ordusunu püskürterek büyük bir askeri başarı elde etmiştir. → Tiryaki Hasan Paşa Kanije Kalesi savunması ile özdeşleşmiştir.
Sultan III. Mehmed, 1596 Eğri Seferi ile Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra ordunun başında bizzat sefere çıkan ilk Osmanlı padişahı olmuş ve Eğri Fatihi unvanını almıştır.
Avrupa'da 1618-1648 yılları arasında yaşanan Otuz Yıl Savaşları sırasında Osmanlı Devleti, iç politikadaki Celali isyanları ve Doğu'daki İran savaşları nedeniyle Avrupa'daki bu karmaşadan yeterince yararlanamamıştır.
Venedik ablukasının yarattığı kriz döneminde sadrazamlık teklif edilen Köprülü Mehmed Paşa, saraya kendi şartlarını kabul ettirerek göreve gelen ilk Osmanlı sadrazamıdır.
İkinci Viyana Kuşatması sonrasında Papa'nın çağrısıyla Osmanlı Devleti'ne karşı kurulan Kutsal İttifak bünyesinde Avusturya, Rusya, Venedik, Lehistan ve Malta yer almıştır. → Fransa bu ittifakta yer almamıştır.
1703 yılında meydana gelen Edirne Vakası adlı ayaklanma sonucunda Sultan II. Mustafa tahttan indirilmiş ve yerine III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
1746 yılında İran ile imzalanan Kerden Antlaşması, 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması sınırlarını yeniden esas aldığı için II. Kasr-ı Şirin Antlaşması olarak da anılmaktadır.
Kaptan-ı Derya Mezorto Hüseyin Paşa tarafından hazırlanan Bahriye Kanunnamesi ile kadırgadan kalyon denizcilik teknolojisine geçiş yasal ve askeri bir esasa bağlanmıştır.
1606 yılında Avusturya ile imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile Avusturya arşidükü protokol bakımından Osmanlı padişahına denk sayılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti'nin 1533 İstanbul Antlaşması ile elde ettiği diplomatik üstünlüğün sona erdiğini gösterir.
1639 yılında Safeviler ile imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile Zağros Dağları iki ülke arasında sınır kabul edilmiştir. Bu antlaşma günümüz Türkiye ile İran sınırının temelini oluşturmuştur.
1672 yılında Lehistan ile imzalanan Bucaş Antlaşması ile Podolya Osmanlı egemenliğine girmiştir. Bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin Batı'da en geniş sınırlarına ulaştığı antlaşmadır.
İkinci Viyana Kuşatması sonrasında kurulan Kutsal İttifak savaşları neticesinde 1699 yılında Karlofça Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı Devleti bu antlaşmayla Batı'da ilk kez büyük miktarda toprak kaybetmiştir.
1711 yılında Rusya ile imzalanan Prut Antlaşması sonucunda Azak Kalesi geri alınmıştır. Osmanlı Devleti bu antlaşmayla Karlofça Antlaşması ile kaybettiği toprakları geri alma ümidini yeniden kazanmıştır.
1718 yılında Avusturya ve Venedik ile imzalanan Pasarofça Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti mevcut toprakları koruma politikasına geçmiştir. Bu antlaşma ile Batı'nın üstünlüğü kabul edilmiş ve Lale Devri başlamıştır.
1739 yılında Avusturya ve Rusya ile imzalanan Belgrat Antlaşması Osmanlı Devleti'nin 18. yüzyılda imzaladığı son kazançlı antlaşmadır. Bu antlaşma ile Karadeniz'in bir Türk gölü olduğu son kez onaylanmıştır.
Belgrat Antlaşması sürecindeki diplomatik arabuluculuğu nedeniyle Fransa'ya verilen kapitülasyonlar 1740 yılında sürekli hale getirilmiştir. Bu durum Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlılığını artırmıştır.
1774 yılında Rusya ile imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız olmuştur. Kırım, halkı Müslüman olup Osmanlı egemenliğinden ayrılan ilk toprak parçasıdır.
1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya, Karadeniz'de donanma bulundurma ve Ortodoksları koruma bahanesiyle iç işlerine karışma hakkı elde etmiştir. Osmanlı Devleti tarihi boyunca ilk kez bu antlaşmayla savaş tazminatı ödemiştir.
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ilk dostluk antlaşması olan 1724 İstanbul Antlaşması ile Safevi Devleti'nin Kafkasya toprakları iki ülke arasında paylaşılmıştır. → İki rakip devletin bir üçüncü ülkenin topraklarını diplomatik olarak paylaştığı istisnai bir antlaşmadır.
1683 İkinci Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanması, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki taarruz gücünün kırılmasına ve savunma safhasına geçmesine neden olmuştur. → Bu yenilgiyle birlikte Osmanlı Devleti için Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar sürecek uzun bir geri çekilme süreci başlamıştır.
İkinci Viyana Kuşatması'nın ardından Papa'nın teşvikiyle Osmanlı Devleti'ni Avrupa'dan atmak amacıyla Kutsal İttifak kurulmuştur. → Bu ittifak Avusturya, Rusya, Lehistan, Venedik ve Malta devletlerinden oluşmaktadır.
1718 Pasarofça Antlaşması sonrasında Batı'nın kurumlarını incelemek amacıyla Paris'e geçici elçi olarak Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi gönderilmiştir. → Kaleme aldığı Sefaretname adlı eser, Lale Devri ıslahatlarına yön vermiş ve Batılılaşma sürecini başlatmıştır.
1618 yılında Safeviler ile imzalanan Serav Antlaşması ile Nasuh Paşa Antlaşması'nın sınır hükümleri korunmuş ve İran'ın ödeyeceği yıllık ipek vergisi yarıya indirilmiştir. → Doğu cephesindeki yükü hafifleten bu antlaşma, Kasr-ı Şirin öncesinde geçici bir barış ortamı sağlamıştır.