Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de kırsal kalkınmayı sağlamak ve okuma yazma oranını artırmak amacıyla 1940 yılında Köy Enstitüleri kurulmuştur.
Almanya'nın 1941 yılında Sovyetler Birliği'ni işgal etmek amacıyla başlattığı Barbarossa Harekatı, İkinci Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'ni açmıştır.
Türkiye'de İkinci Dünya Savaşı kaynaklı gıda sıkıntısı ve karaborsayla mücadele etmek amacıyla 1942 yılında Ekmek Karnesi uygulamasına geçilmiştir.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sürecinde olası bir Alman saldırısına karşı Trakya sınırında Mareşal Fevzi Çakmak önderliğinde Çakmak Hattı adıyla bilinen savunma sistemini oluşturmuştur.
1945 yılında düzenlenen San Francisco Konferansı sonucunda Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanmış ve Birleşmiş Milletler teşkilatı resmen kurulmuştur.
İkinci Dünya Savaşı şartlarında temel ihtiyaç maddelerinin tedarikini sağlamak ve fiyat kontrolünü yürütmek amacıyla Türkiye'de Ticaret Ofisi ile Petrol Ofisi kurulmuştur.
1942 yılında Amerika Birleşik Devletleri ile Japonya arasında gerçekleşen Midway Deniz Muharebesi, Pasifik Savaşı'nda Japon üstünlüğünün sona erdiği dönüm noktası olmuştur.
1943 yılında düzenlenen Tahran Konferansı'nda Müttefik liderler Winston Churchill, Franklin Roosevelt ve Josef Stalin ilk kez bir araya gelerek Türkiye'nin savaşa girmesi yönünde karar almıştır.
1945 yılının ağustos ayında Amerika Birleşik Devletleri'nin Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atom bombası atması sonucunda Japonya teslim olmuş ve İkinci Dünya Savaşı sona ermiştir.
Yalta Konferansı kararlarına göre Birleşmiş Milletler kurucu üyesi olabilmek için 1 Mart 1945 tarihine kadar Mihver Devletlere savaş ilan etme şartı getirilmiştir. Türkiye bu karar uyarınca 23 Şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya'ya savaş ilan ederek kurucu üye olma hakkı kazanmıştır. → Türkiye savaşa fiilen asker göndermemiş, diplomatik bir adım atmıştır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile Cumhurbaşkanı İsmet İnönü arasında 1943 yılında Adana Görüşmesi gerçekleşmiştir. Türkiye bu görüşmede savaşa katılması yönündeki Müttefik taleplerini askeri teçhizat yetersizliğini gerekçe göstererek ertelemiştir.
Türkiye savaşa fiilen girmemesine rağmen savaş ekonomisinin getirdiği olumsuzlukları engellemek amacıyla 1940 yılında Milli Korunma Kanunu'nu kabul etmiştir. Bu kanun ile hükümete ekonomiyi denetleme, fiyatları belirleme ve kamu yararına mallara el koyma yetkisi verilmiştir.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında oluşan yüksek enflasyonu önlemek ve savaş karaborsacılığının önüne geçmek amacıyla 1942 yılında Varlık Vergisi çıkarılmıştır. Bu vergi özellikle yüksek kazanç elde eden ticaret erbabından tek seferlik olarak tahsil edilmiştir.
Japonya'nın 1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Pasifik'teki Pearl Harbor askeri üssüne düzenlediği baskın, Amerika Birleşik Devletleri'nin Müttefik Devletler safında savaşa resmen girmesine neden olmuştur. → Bu gelişme savaşın Pasifik'e yayılmasında ve Müttefiklerin güç kazanmasında dönüm noktasıdır.
İkinci Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'ndeki en kritik dönüm noktası olan Stalingrad Kuşatması'nda Sovyetler Birliği, Alman ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Bu mağlubiyet sonrasında Müttefik üstünlüğü başlamış ve Almanya savunma pozisyonuna çekilmiştir.
1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere liderleri tarafından yayımlanan Atlantik Bildirisi, ulusların kendi geleceğini belirleme hakkı ve savaştan sonra toprak kazancı elde edilmemesi ilkelerini içerir. → Bu bildiri Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın temelini oluşturmuş olup Wilson İlkeleri ile benzerlik gösterir.
Müttefik Devletler'in 1944 yılında Fransa'yı Alman işgalinden kurtarmak amacıyla başlattığı Normandiya Çıkarması, İkinci Dünya Savaşı'nın Batı Cephesi'ndeki en büyük askeri harekatıdır. Bu harekat neticesinde Fransa özgürleştirilmiş ve Alman orduları geri çekilmeye zorlanmıştır.
1943 yılında düzenlenen İkinci Kahire Konferansı'nda İsmet İnönü, Franklin Roosevelt ve Winston Churchill bir araya gelmiştir. Türkiye ilkesel olarak savaşa girmeyi kabul etmiş ancak askeri yardımın tamamlanması şartını öne sürerek katılımı ertelemiştir.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında tarımsal üretimi vergilendirmek ve bütçe açıklarını kapatmak amacıyla çıkarılan Toprak Mahsulleri Vergisi, köylünün ürettiği üründen ayni veya nakdi olarak alınan bir vergidir. → Varlık Vergisi ile birlikte savaş döneminin olağanüstü ekonomik tedbirleri arasında yer alır.
İngiltere Başbakanı Chamberlain liderliğinde yürütülen ve Almanya'nın yayılmacı taleplerine taviz vererek savaşı önlemeyi amaçlayan diplomasiye Yatıştırma Politikası denir. → Almanya'nın Çekoslovakya'yı işgal etmesiyle bu politikanın başarısız olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sürecinde tarafsızlığını korumak amacıyla 1941 yılında Almanya ile Türk-Alman Saldırmazlık Paktı imzalamıştır. → Türkiye bu diplomasi hamlesiyle Balkanlar'a kadar ulaşan Alman tehdidine karşı sınır güvenliğini sağlamayı amaçlamıştır.
İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Müttefik liderlerin Almanya'nın silahsızlandırılması ve sınırlarının yeniden çizilmesi amacıyla toplandığı son konferans Potsdam Konferansı'dır. → Bu konferansta Sovyetler Birliği, Türkiye'den Kars ve Ardahan'ı istemiş ve Boğazlar statüsünün değiştirilmesini talep etmiştir.
İkinci Dünya Savaşı'nın başında Alman ordusu tarafından kuşatılan yüz binlerce İngiliz ve Fransız askerinin Manş Denizi üzerinden İngiltere'ye çıkarıldığı tahliye harekatına Dunkirk Tahliyesi denir. → Müttefik ordularının imha edilmesini önleyen bu operasyon, İngiltere'nin savaşı sürdürmesinde kritik rol oynamıştır.
Müttefik Devletler'in 1943 yılında düzenlediği Casablanca Konferansı'nda Mihver Devletleri'nin koşulsuz teslim alınması ilkesi kabul edilmiştir. → Bu karar ile Müttefikler, Almanya ve müttefikleriyle ayrı bir barış antlaşması yapılmasını kesin olarak engellemiştir.
Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı öncesinde olası bir Alman saldırısını durdurmak amacıyla doğu sınırında inşa ettiği devasa savunma hattına Maginot Hattı denir. → Almanya bu hattı doğrudan geçmek yerine Belçika üzerinden dolaşarak Fransa'yı kısa sürede işgal etmiştir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'den getirilecek askeri araçları alacak personeli taşıyan Türk gemisi Refah'ın Akdeniz'de batırılması sonucu çok sayıda personel şehit olmuştur. → Bu olay Türkiye'nin savaşa girmemesine rağmen Akdeniz'de yaşadığı en acı kayıplardan biridir.
Almanya'nın Fransa'yı işgal etmesinin ardından Fransa'nın güneyinde Mareşal Petain liderliğinde kurulan Alman işbirlikçisi yönetime Vichy Hükümeti adı verilir. → General de Gaulle önderliğindeki Özgür Fransa Hareketi ise bu hükümeti tanımayarak direnişi sürdürmüştür.
İtalya'da Benito Mussolini yönetiminin Akdeniz'i bir İtalyan gölü haline getirme amacını ifade eden söyleme Bizim Deniz ya da Mare Nostrum denir. → İtalya'nın bu yayılmacı politikası İkinci Dünya Savaşı öncesinde Akdeniz ve Balkanlar'da güvenlik endişelerine yol açmıştır.